Lise son sınıftan beri beraber bu göle gelmemişlerdi. Kız, kırmızı sırt çantasının kapağında bulunan fotoğraf makinesini çıkardı. Yalnızca keyif almak için fotoğraf çekti, karşısındaki bu gölün güzelliğiyle eğleniyordu. Makinenin flaşı durgun suların üzerine renkler saçtı, sabit hareli sudan gökkuşakları yarattı. Her bir ağaç kovuğunda her bir kaya parçasında canlı elmaslar dalgalandı.
Eski yaraların iyileştiği, tanrının görünen bir parçasıydı ya da yalnızca sessizlik içinde oturulacak bir yerdi göl kıyısı. Kız, usulca ayağa kalktı. Mızıldanan ayaklarına aldırmadan gölün siyah sularına parmak uçlarını değdirdi. Anlat, dedi. Sesi bir yabancınınki gibi çıkmıştı. Bana söylemek istediğin şey ne?
Hüseyin soğukkanlılığını yitirmeye başladığını hissetti. Göğsü diyaframından gelen acı çağrılara direniyor, hızlı soluk alıp veriyordu. Hüseyin? Dedi. İsmini telaffuz edişi bile tüylerini diken diken ediyordu. Biran ciddileşen yüzü, uzun, yavaş bir tebessümün gözlerine yayılmasına izin verdi. Nedeni yok Zeze, seninle konuşmayı özledim. Yaza yaza yaz geldi daha yazacaktım amma mürekkebe zam geldi.
Ebooks Un yanqui en la corte del rey Arturo (El Libro De Bolsillo -
Bibliotecas Temáticas - Biblioteca Juv Gratis En Español Para Descargar
-
Donde descargar libros gratis para ebook Un yanqui en la corte del rey
Arturo (El Libro De Bolsillo - Bibliotecas Temáticas - Biblioteca Juv,
paginas para ...
6 yıl önce
2 yorum:
yine bir sürü, inanılmaz şeyler yazmışsın, kim anlar bunları? sonun bana benzeyecek.
kimsenin anlamasına gerek yok moruk. ben memnunum halimden.
Yorum Gönder