
Bir hışımla ayağa kalktım gölgem dahil her şey koyu bir karanlığa gömüldü.Zavallı bir tebeşir parçasıymışçasına kırıldı kalbim,tozlarını 8.kattan aşağıya savurdum.Ve uzun zamandır karşılaşmadığım eski yüzüm yeniden alevlendi.Kendimi yeni bir halüsinasyona bıraktım.Bu sefer kimin zihninde kimin bedenine hakim olacaktım.Sevimli bakışları mavi irisleriyle daha da büyüleyiciydi ama o mavilikte,insanı baktıkça ölüme sürükleyebilecek bir şeyler…Hiç bu kadar güzel bir bedende olmamıştım.Kızıl saçları omzunun biraz aşağısındaydı.Siyah bir bere,siyah eldivenler.Uçsuz bucaksız bir beyazlığa gömülmüş minik bir beden.Kar hiç olmadığı kadar güzel.Ve her yer karanlık.Sarı pamuklu tiftik tiftik çorapları olan mavi önlüklü kızlar,ve onları elinde bir sigarayla bekleyen kaba sakal,altın dişli bir adam.Bana gülümsedikçe titriyorum.Dokunsa donacağım..Tanıyamadığım sokaklar,eski ve ıslak.Hiç görmedim yerler ama milyonlarca defa gitmişim gibi. Tanrı elimden tutmuş ve beni doğmadan buralara götürmüş gibi...Tanrı kepeklerini yeryüzüne silkelemeye devam ederken, savurduğum tebeşir tozlarını içime bir eroinmişçesine çeker gibi. Uyanıyorum…
0 yorum:
Yorum Gönder